About The Pesona
İlk ışıklarla Sorong'dan hareket ediyoruz, The Pesona'nın iki adet dizel motoru cam gibi suyu keserken düzenli bir sesle çalışır hâle geliyor. 24 misafir kapasitesiyle hareketli ama telaşsız bir deneyim sunuyoruz – ekibimiz Wayag'ın dış adalarındaki gelgitlerin hızla değiştiğini bilir ve dar geçitlerden geçişi tam zamanında planlar. Bu tekne konaklamak için değil, hareket etmek için inşa edildi – kabin yok, sadece deniz sınıfı dolaplı bank koltuklar ve sabit bir tente sayesinde gölgelik alan var. Dalgaya göre hızımızı ayarlayarak yolculuğu konforlu tutarız ve misafirlerin önlerinde neler olduğunu net görebilmesi için tekneyi her zaman ileriye doğru yönlendiririz: bir manta temizleme istasyonu, aniden suyun yüzeyine çıkan bir mercan kayalığı ya da Wayag'ın dişli zirvelerinin ilk görüntüsü.
Bugünkü rotamız kuzeybatıya, Misool sınırının ötesine uzanıyor. Cape Kri çevresinde akıntılar hızlanmaya başlıyor. Mioskon adasının sığ bir kumuluna demir atıyoruz; burası atlamak için ideal. Buradaki ev resifi hızla derinleşir – otuzluk sürüler halinde gelen kepçe ağızlı papaz balıklarını görebilirsiniz, gelgit uygunsa ledelerin altında uyuyan wobbegong köpekbalıklarını da. Rehberimiz Markus, 2003'ten beri bu sulara dalış yapıyor; tüy kalemi kalınlığında gorgonian fanlarda cüce deniz atlarını gösteriyor. Uzun süre demirde kalmıyoruz – burada bir saat, orada kırk dakika – çünkü asıl gösteri straitlerde gerçekleşiyor.
11:30'a gelindiğinde Dampier Strait'teyiz. Derin su kanalları burada besin açısından zengin suyu dar geçitlerden geçiriyor. İki noktada hatta iniyoruz: ilki Yenbuba'da, akıntıyla beraber gri mercan köpekbalıkları sürüklenerek geçiyor; diğeri ise yumuşak mercan örtüsüyle bilinen Sagof Passage. Snorkelciler, yavru batfish'lerin deniz fanları arasında dolandığı mercelin arka kısmındaki sığ sularda kalıyor. The Pesona'nın düşük teknesi, deniz ineklerinin (dugong) zaman zaman yüzeye çıktığı mangrov kenarlarına yaklaşmamızı sağlıyor. Oksijen tüpü, VHF telsizi ve gerçek zamanlı gelgit modellerine senkronize GPS plotter taşıyoruz – bunlar sadece gösteriş için değil, geçen monsoon mevsiminde kuzeyden aniden gelen dalgaya karşı rotayı değiştirmek için kullandık.
Öğle yemeği, Arborek'e yakın sakin bir koyda demirleyip güverte üstünde servis ediliyor – ızgara kavass (skipjack), sambal matah, taze papaya ve kabuğundan alınan hindistan cevizi suyu. Galeri fırını yok, espresso makinesi yok; zaman kaybetmemek için basit tutuyoruz. Öğleden sonrayı güney resiflerine ayırıyoruz: önce Wayag'daki mavi çukura uğruyor, misafirlerin kenarında yüzmesine izin veriyoruz, sonra Penemu'daki akıntıyı kontrol edip suya girmelerine izin veriyoruz. Teknenin sert gövdesi çoğu tekneye göre dalgayı daha iyi atlar ama sınırlarını zorlamıyoruz. Dönüş 16:30'ta başlıyor – akşamın karanlığı çökmeden önce, balıkçı tekneleri dönmeden ve su trafiği artmadan Sorong kanalına varmak istiyoruz.
Bu kabinli bir gezi gemisi değil, şarap listesi ya da akşam sohbetleri sunmayan bir yolculuk değil. Bu, açık resiflere ulaşmak için inşa edilmiş işlevsel bir speedboat. Kamera için kuru depolama alanları, ekipman için tatlı su yıkanma tankları ve tente altında serin kalan gölgeli bank koltuklar var. Görevimiz, görüş mesafesinin 30 metrenin üzerinde olduğu ve mantaların temizlendiği anlarda sizi dış resiflere ulaştırmak – sonra size vaktinden önce dönüş yaparak zaman kazandırmak.










